Crowdsourcing.tr

8 07 2009
Öncelikle, neden bahsediyorum?
Crowdsourcing: Bir işletmenin, kurumun veya kişinin hizmete sunacağı ürünü oluştururken yine hizmeti alacak/alma potansiyeli bulunan kişilerden beslenmesi.

Outsourcing furyasından sonra, işletmelerde bir web2.0 nimeti olarak kabul edilebilecek “Crowdsourcing fırtınası” esmeye başladı. Wired Magazine’in editörlerinden Jeff Howe‘nın ortaya attığı hatta atmakla kalmayıp bir güzel sahiplendiği bu terim, işletme kitaplarının son baskılarında yerini almayı çoktan hak etti.  Hatta Howe, yemedi içmedi, crowdsourcing.typepad.com sitesini kurduğu bir platform da oluşturdu. Jeff Howe’un blogu niteliğini taşıyan bu sitede, crowdsourcing’e dair yeni başlayan projeler, yürütülen çalışmalardaki son durumlar, yeni trendler hakkında bilgi veriliyor.

Crowdsourcing hakkında konuşmadan önce, bu fikrin çıkış noktası hakkında biraz kafa yormakta fayda var. Birçoğunuzun bildiği üzere, özellikle görsel sanatlarla ilgilenenler eserlerini deviantart.com, flickr.com gibi sitelerde afişe etmeye başlamış, interaktiviteden yararlanarak hem ünlenmeye hem de izleyicilerinin nabzını tutmaya imkanı bulmuşlardı. bununbir sonraki adımına bakıldığında, bir yol ayrımına varıldı. İlk olarak, eser sahipleri eserlerini herkese açmanın ötesinde ticari materyal olarak kullanmayı akıl etti. Sonuç: istockphoto.com vb gibi birçok site. Görsel satın almak isteyen webdesignerların, bloggerlerın, büyüklü küçüklü şirketlerin uğrak yeri oldu bu siteler.İkincisi ise, şirketler bu nispeten ucuz iş gücünü fark etti edeli, arayüzü kaldırıp direkt olarak kullanıcıya ulaşmayı akıl ettiler. Başka bir deyişle, büyük firmalar “Bizi seven gelsin” dedi ve kendi bünyelerinde kurdukları micrositelerle potansiyel müşterilerinden hizmetlerine dair ipuçlarını ve hatta know-how’ı satın aldılar.

Bu yeni terndy iş gücü pazarından Türkiye’de yavaş yavaş nasibini alıyor.  istockpho’nun benzeri olarak türeyen birkaç henğz oturmamış başarısız örnek olduğu gibi, bazı başarılı projeler daha şimdiden pazardaki yerlerini almaya başladı. Pparamarka.comaramarka.com, bu anlamda güzel bir proje örneği olarak dikkat çekiyor. Site, markalarla gönüllü yaratıcı kitleyi buluşturan bir platform olma özelliği taşıyor. Marka sahibi briefini sitede yayınlıyor, site üyeleri brief doğrultusunda yaratıcı ürünlerini siteye upload ediyor. Herkese açık bir oylama sistemi sayesinde en çok beğenilen fikir para/hediye ödülünü kazanıyor. Yaratıcı mutlu oluyor, marka köşeyi dönüyor. Hayat bayram oluyor.

Crowdsourcing’e hizmet eden birçok yerli ve yabancı site, her geçen gün yeni servis alanları ve kullanım kolaylıkları üreterek pazardaki payını artırmaya çalışmakta. Bu yeni akım kısa sürede global düzeyde çok rağbet gören yeni bir iş birliği şekline dönüşecek gibi görünüyor. İşte bu yüzden, ben de kategorilerime crowdsourcing’i eklemeyi uygun buldum. Karşılaştığım değişik crowdsourcing uygulamalarını ileriki günlerde sizinle bu kategori altında paylaşacağım.





İnternet Gazeteciliği

2 07 2009

Türkiye’de internet gazeteciliği ne yazık ki hakkını vererek yapılmıyor pek. Yarım bırakılmış yazılar, iyi croplanmamış ve/veya doğru upload edilmemiş fotoğraflar bunun en güzel kanıtı. Dolayısıyla, tüm dünyada basılı yayını tehdit eden internet yayınları, bizde kolay kolay güçlenemeyeceğe benziyor.

Sitemde gazetelerin internet sayfalarında yer alan büyük/küçük hatalara da yer vereceğim. İşte bunlardan ilki: 2 Temmuz 2009 tarihli Hürriyet internet sayfasında yer alan magazinel haberlerinden birinde, görsellerle ilgilenen arkadaş bir yerden sonra çok da fazla ilgilenme gereği duymamış. Photoshopta oynarken screenshot’ı almış, bir güzel koymuş günde binlerce hit alan internet sayfasına.

Hurriyet Internet Sayfasi

Hurriyet Internet Sayfasi

Web sayfası ile ilgilenen arkadaşların daha özenli olması gerekiyor. Çünkü internet kullanıcısı, haber kaynağında özen istiyor. Aldığımız gazeteyi markete gidip değiştirmek zor geliyor, ama Hürriyet’in sayfasını kapatıp başka bir gazeteyi açmak sadece 10 saniyemizi alıyor.

Biraz daha dikkat…





I love my work/house!

30 06 2009
TrustcreativeSociety

TrustcreativeSociety @ Aintnodisco

Bir süre önce mail-chain’lerin en favori konusu Google’ın çalışanlarına sunduğu çalışma alanıydı. Sanırım 783736363 arkadaşım söz konusu maili bana ve diğer tüm arkadaşlarına yollayıp kubiklerimizde rahatsızca kıpırdanmamıza yol açmıştı. Şimdilerde keşfettiğim bir başka site ise, değil kubikte şöyle bir kıpırdanmak, plazayı işverenin başına yıkmayı gerektirecek kadar rahatsız edici. Bir kısım şanslı ve maaşlı çalışan, tutmuş cennetten bir köşe niteliği taşıyan iş yerlerini nispet yaparcasına ifşa etmeye başlamış. Dünyanın dört bir yanından katılımın sağlandığı bu interaktif platform, “Senin işyerin benim işyerimin yanında Devlet Su İşleri” denmeye müsait bir zemin hazırlıyor. Böyle şeyler sadece USA’de olmuyor üstelik. Türkiye’den Youth Republic, Plink! ve McCann Erickson da birbirinden güzel görsellerle buradaki yerlerini almış durumda.

İşyerinizden nefret etmeniz için sebep arıyorsanız, binlercesini bulabileceğiniz site ise şu:

Dingo\’nun ahırı








Follow

Get every new post delivered to your Inbox.